Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de..
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum, anlamadım..
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime..
Sonra dedim ki, "söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin!
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin!
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin!
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin!
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Son yolculukları erken tanıdım..
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundan,
Anladım..
O mavi gözlü bir devdi,
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.
Bir dev gibi seviyordu dev,
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.
O mavi gözlü bir devdi,
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.
Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
Dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan ev...